
Çin-İran Sürprizi! Neler Oluyor? Kritik Zirve Başlıyor
Çin ve İran arasındaki ilişkiler yeni bir döneme giriyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Çin ziyareti, iki ülke arasındaki işbirliğini derinleştirmek ve bölgesel gelişmeleri ele almak adına kritik bir öneme sahip. Bu ziyaret, aynı zamanda İran ile Batılı ülkeler arasındaki nükleer müzakerelerin de arifesinde gerçekleşiyor. Peki, bu sürpriz ziyaretin perde arkasında neler var? İki ülke hangi konularda işbirliği yapacak ve bu durum bölgeyi nasıl etkileyecek?
Çin-İran İlişkilerinde Yeni Bir Sayfa mı Açılıyor?
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun, yaptığı açıklamada, her iki tarafın Çin-İran ikili ilişkileri ve ortak endişe duyulan uluslararası ve bölgesel sıcak konular hakkında derinlemesine görüş alışverişinde bulunacağını belirtti. Bu, iki ülke arasındaki siyasi karşılıklı güveni derinleştirme konusunda birlikte çalışacaklarını gösteriyor. Çin, İran'ın en büyük ticaret ortağı ve petrolünün ana alıcısı konumunda. İran petrolünün yaklaşık %92'si Çin'e gidiyor ve bu petrol çoğu zaman büyük indirimlerle satılıyor. Bu durum, İran ekonomisi için hayati bir öneme sahip.
İki ülke arasındaki ilişkilerin temel taşları:
- Ekonomik İşbirliği: Çin, İran'ın en büyük ticaret ortağı konumunda.
- Enerji Ortaklığı: İran petrolünün büyük bir kısmı Çin'e ihraç ediliyor.
- Stratejik Anlaşmalar: 2021 yılında imzalanan 25 yıllık stratejik iş birliği anlaşması, iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendiriyor.
Nükleer Müzakereler ve Bölgesel Etkiler
Abbas Arakçi'nin Çin ziyareti, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yapılacak üçüncü tur nükleer görüşmeler öncesine denk geliyor. Çin, Tahran’ın nükleer programını sınırlayan ve sonradan terk edilen 2015 tarihli nükleer anlaşmanın imzacılarındandı. Bu nedenle, Çin'in bu süreçteki rolü büyük önem taşıyor. Çin, nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için aktif bir şekilde çalışıyor ve İran'ı bu konuda destekliyor.
2015 tarihli nükleer anlaşma, resmî adıyla Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA),BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olan İngiltere, Fransa, Rusya ve ABD ile birlikte Almanya ve Avrupa Birliği tarafından da imzalanmıştı. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018 yılında bu anlaşmadan çekilmesi, bölgede yeni bir gerilim dalgası yaratmıştı. İran da bu duruma karşılık olarak anlaşma hükümlerini ihlal etmeye başlamıştı.
Gelecekte Çin-İran İlişkileri Nasıl Şekillenecek?
Çin ve İran arasındaki ilişkiler, bölgesel ve küresel dinamikler göz önüne alındığında daha da önem kazanıyor. İki ülke arasındaki stratejik işbirliği, enerji, güvenlik, altyapı ve iletişim gibi alanları kapsıyor. Çin'in İran'a yönelik ekonomik ve siyasi desteği, İran'ın uluslararası arenadaki konumunu güçlendiriyor. Ancak, bu durum Batılı ülkeler tarafından da yakından takip ediliyor. Özellikle ABD, Çin-İran ilişkilerinin bölgedeki dengeleri nasıl etkileyeceği konusunda endişeli.
Sonuç olarak, Çin ve İran arasındaki bu derinleşen işbirliği, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir. İki ülke arasındaki görüşmelerin sonuçları, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel politikaları da etkileyecek gibi görünüyor. Bu nedenle, Abbas Arakçi'nin Çin ziyareti ve sonrasında yapılacak açıklamalar, uluslararası kamuoyu tarafından yakından izlenecek.