Dijital Şiddet Lise Öğrencilerini Tehdit Ediyor
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan "Şiddet Algısı Araştırması", lise öğrencilerinin dijital ortamda yaşadığı şiddet algısını ortaya koydu. Araştırma, Türkiye'nin 26 farklı ilinden 7 bin 511 lise öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sonuçlar, öğrencilerin yüzde 92,3'ünün özel bilgi ve fotoğrafların internet ortamında paylaşılmasıyla tehdit edilmeyi şiddet olarak algıladığını gösterdi.
Sosyal Medyada Şiddet Algısı Yükseliyor
Araştırmaya göre, sosyal medyada gönderilerin kasten beğenilmemesi, beğenilerin geri çekilmesi ve dijital ortamda gruplara alınmama gibi durumlar da şiddet olarak değerlendiriliyor. Öğrencilerin yüzde 40'ı arkadaşlarının gönderilerini kasten beğenmediklerini, yüzde 29,8'i ise beğenilerini geri çektiklerini ifade etti. Bu davranışlar, özellikle gençler arasında psikolojik baskıya neden oluyor.
Siber Zorbalık ve Mağduriyet Oranları
Dijital şiddet, yalnızca mağduriyetle sınırlı kalmıyor. Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 53'ü en az bir kez sosyal medyada hakaret veya kötü sözlere maruz kaldığını belirtirken, yüzde 40,8'i ise kendilerinin de benzer davranışlarda bulunduğunu itiraf etti. Bu durum, dijital ortamın hem mağdur hem de uygulayan açısından riskli bir alan olduğunu gösteriyor.
- Öğrencilerin yüzde 73,5'i ekran görüntüsü alınarak yayılan paylaşımları şiddet olarak görüyor.
- Popüler bir görüşe karşı çıkanların aşağılanması, yüzde 72,8 oranında şiddet olarak algılanıyor.
- Geçmişte yapılan bir paylaşımın bulunup eleştirilmesi, yüzde 61,3 oranında şiddet olarak değerlendiriliyor.
Araştırma, dijital şiddetin yalnızca bireysel bir sorun olmadığını, sosyal ilişkiler ve öğrenilen davranış kalıplarıyla da bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Bu nedenle, gençlerin sosyal duygusal becerilerinin geliştirilmesi ve dijital mecralarda kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Ailelerin de bu konuda bilinçlendirilmesi ve toplum genelinde farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması önem taşıyor.
Sonuç olarak, dijital şiddetle mücadele için kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve ailelerin işbirliğiyle etkili bir tedbir sistemi geliştirilmesi gerekiyor. Bu sayede, gençlerin dijital ortamda daha güvende olması sağlanabilir.